10 Ocak 2013 Perşembe

Bireyselleşmiş Pazarlama


For English Please Click

Bireyselleşmiş pazarlama son dönemin en kritik pazarlama gündemlerinden biri haline gelmiş durumda.

Bireysel pazarlama sadece bir hizmet yaklaşımı olarak değerli değil, aynı zamanda mesaj olarak tüketici nezdinde çok değerli.

Dolayısıyla markalar sadece bireysel pazarlamaya yatırım yapmıyorlar, aynı zamanda bunun mesajını genel kitleye dağıtabilmek için ciddi efor sarf ediyorlar.

Bunun en başarılı örneklerinden biri pizza zinciri Dominos’un 2010 reklam kampanyasıdır.

Domino’s kaybettiği üç tane müşterisini geri kazanmak için verdiği muazzam çabayı kampanyalaştırmış ve genel hedef kitleye başarılı bir şekilde yaymıştır.

Aslında Türkiye’de bireyselleşmiş pazarlamanın tarihi çok daha eskiye dayanmasına rağmen, Facebook’un beğeni ikonu ile pazarlama dünyasında çokça tartışılır oldu..

Facebook’un ikonu basit bir “beğendim” simgesinden çok öte.

Tüketicinin kimliğini, hobilerini, ilgilendiği konuları, yaptığı aktiviteleri, nelerden hoşlandığını, hangi dine ve politik partiye mensup olduğunu Facebook’un anlaşmalı olduğu markalara anlatan bir elçi.

Günde ortalama 70 milyon Facebook kullanıcısının bir şeyleri “like” ettiği bir dünyada, pazarlamacının önüne 70 milyon bireysel pazarlama yolu açılıyor.

Bireysel pazarlamanın bir devrim olduğu günümüz pazarlama dünyasında, bu devrimi mümkün kılan  tüketicinin gönüllü bilgi paylaşmaya istekli olmasıdır.

Kim bu gönüllü paylaşımcılar ve bıraktıkları izlerden nasıl bir stratejik yöne girmeliyiz?

İşte bu soru bireysel pazarlamaya inanmış pazarlamacının sorması gereken ilk sorusudur.

Eskiden tüketiciyi tanımlamak (meslek, gelir, yaşam tarzı..) kolaydı, dolayısıyla bireysel hizmet sunmak daha didaktik bir süreçti.

Bugün elinin altında her an akıllı telefonları olan, hayatları teknoloji, sosyal ağlar, bilgisayar oyunları, Twitter ve Facebook ile çevrili bu insanlar gerçek hayatta belli bir kimliğe, dijital hayatta ise bambaşka bir kimliğe sahip.

Hatta yaratılan kimliğin, gerçek kimlikten daha dominant olduğu durumlar söz konusu.

Bireysel pazarlamayı gerçek kimliklere mi, yaratılmış kimliklere mi yapacağız sorusudur yanıtlanması gereken. Gelecek 10 yılın ana pazarlama mevzuları arasında bu soru hep yerini alacak.

Eğer bırakılan iz gerçek kimlikleri yansıtacaksa, gerçek kimliklere ve demografiye odaklanacak markalar.

Ancak eğer bırakılan iz yaratılan, arzu edilen karakteri yansıtacaksa, o zaman pazarlamacının önüne çok daha büyük zorluklar çıkacak.

Bireysel pazarlamacılar hedefleri ve verileri doğrultusunda kime konuşacakları kararını kendileri verecekler ancak bireyselleşmiş pazarlamanın olmazsa olmazları var.

1. Orijinal Bireysel Efor Kritik 

Bireyselleşmek sadece kişiye özel bir yaklaşım geliştirmekle olmaz.
Fikir ve orijinallik halen en kritik unsurlardır.
Herkesin uyguladığı bireyselleşme metotlarını (isme mektup, el yazısı..) uygulamak markayı orijinallikten ve yaratıcılıktan uzak olarak algılatır.
Hiçbir tüketici kendine özel soğuk, kişiliksiz bir iş yapılmasından hoşlanmaz.
Kişiliksiz içeriği istediğiniz kadar bireyselleştirin, yine kişiliksiz kalacaktır

2. Sadece Kurum Değil, Kişi Konuşsun

Bireyselleşmiş eforun büyük ve soğuk bir kurumdan gelmesi etkinliğini ciddi şekilde azaltmaktadır.
Tüketiciler kişilerle bağlantı kurabilirken, kurumlarla sıcak bir bağlantı kurmakta zorlanmaktadır.
Marka büyüdükçe, bu efor daha da imkansız hale gelmektedir.
Tüketici bireyselleşme eforunun gerçek bir kişiden geldiğini bilmek ister.
En doğru yaklaşım kurumu temsil eden kişinin önde durduğu bir iletişim ve bağlantı kurma şeklidir.

3. Bilinirlik Yaratma, Maruz Bırak

Bireyselleşmiş pazarlama eforlarının bilinirliğini artırma çabası (Dominos örneği) marka değerinin artırılmasında önemli rol oynar, ama bu eforu sadece anlatmamak, tüketiciyi mesaja maruz bırakmak çok daha kritiktir.
Başarılı bireyselleşmiş pazarlama markaları, stratejilerini tüketicinin kümülatif deneyimleri üzerine inşa eder ve müşteriye her dokunma noktasında maruz bırakma aktivasyonlarına yatırım yapar.


4. Akıldışı Seviyede Yardımsever Ol 

Bireyselleşmenin en etkin yolu sadece müşterilerinize yardım etmenin yollarını bulmaktan geçer.
Kendilerine bir şekilde yardımcı olacak ürün veya hizmet geliştirmek kritiktir.
Markanın sorması gereken çok basit bir soru vardır: müşterimin hayatını kolaylaştıracak, hemen uygulamaya geçirebileceğim ürün ve hizmetler hangileridir.
Sonra da bu ürünleri topluluğun değil, bireyin ihtiyacına yönelik konumlandırmak zaruridir.

5. Müşterinizin Yakın Çevresi İle Bağlantı Kur

Sadece müşterinizle değil, kendisine yakın insanlarla da bağlantı kurun.
Tüketicinin kendini tanımladığı grupların markanızla ilgili bir şeyler e maruz kalmış olması, bireyselleşmiş pazarlamanın olmazsa olmazıdır.
Bireysel pazarlama yapmak isteyen marka, maruz bırakırken mutlaka yakın çevreyi de göz önünde bulundurması gerekir.
Bu marka için aile ürünleri düşünmek, arkadaşlara yönelik ürünler yaratmak anlamına gelir.

6. Kendini Unutturma

Unutulmaz kalın. Olumlu anılar oluşturmaktan daha kişisel bir şey yoktur. Hayatlarında bir anıyı oluşturmalarında müşterilerinize yardımcı olun. Kendilerine ilham verin, öğrenmelerine yardımcı olun, güldürün. Müthiş bir tane  şey yapın.
Sadece iş yapmayın bireyselleşmenin kişisel bir şey olduğunu unutmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme