2 Ocak 2015 Cuma

Ödemenin Yeni Oyun Kurucuları ve Paranın Değişen Tanımı

For English Please Click

Birçok şirket kategoriden ayrışma arayışında yeni ödeme sistemlerine odaklanmış durumda.

Apple Pay, cüzdansız cüzdan iddiası ve iPad, iPhone, Apple Watch entegrasyonuyla geldi.
Pek çok marka Bitcoin’i gerçek para olarak kabul etti. Bankalar kendi alternatif sistemlerini oluşturuyor. Kısacası ödeme sistemleri yeni tüketicinin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için evrilmiş durumda.

Yeni tüketiciler paradigmayı koruma konusunda daha az ısrarcı, bu yüzden her konuda yeni alternatiflere daha açlıklar.

Bu da, en çok pazara yeni giren girişimlere yarıyor. Ödeme sistemleri, şekillenen yeni tüketici kavramıyla birlikte, tarihinde ilk defa bu kadar ayrıştırılmış fırsatlar sunma noktasına geldi.
18-34 yaş ağırlıklı olan ve alternatif ödeme sistemlerini kullanan bu yeni tüketiciler, çoğunlukla markaların mobil uygulamalarını kullanıyor. Bu Starbucks’un bir ödeme uygulaması olabileceği gibi, bankaların kendi ödeme sistemleri de olabiliyor.

Tek tuşla ödemeler, sanal paralar yavaş yavaş popülerliğini artırıyor.

Nakdin tanımı değişiyor.

Fiziksel para kullanımı gittikçe azalıyor.

Fiziksel paranın azaldığı dünyada, “yeni para”nın ne olacağıysa, tamamen onu kullanacak yeni nesile kalmış durumda.

Sonuçta nakit, kredi kartı, sanal para, ödeme sistemleri… Hepsi insanların yarattığı olgular.

Asırlar önce bu, takas iken şimdi mobil ödeme değerli.

Teknolojinin son derece öne çıktığı bir çağda, Bulut teknolojileri bir adım önde olacak.

Bu ödeme sistemlerinin bariyerleri de yok değil. Güvenlik ve prosedürler hala tüketicinin en büyük çekincesi. Herhangi bir daha kolay ya da hızlı ödeme deneyimindense, arkasına banka gücünü alan sanal kartlar bu yüzden şimdilik daha revaçta.

Trendlere bakacak olursak...

“Seamless” teknoloji terimi sıklıkla karşımıza çıkacak ve kesintisizlik ödeme sistemlerinin olmazsa olmazı haline gelecek.

Giyilebilir teknoloji henüz Türkiye’de yaygın değil ama dünyadaki çeşitli uygulamalar yavaş yavaş bizim de gündemimize giriyor. Google Glass bu alanda öncü. Sadece bir kafa sallama hareketi ile ödeme yapılabiliyor.

Asıl sürpriz, biyometrik ödeme yollarıyla yaşanacak. Samsung Galaxy 5 parmak izi tarayıcısıyla PayPal uygulamasında ödeme imkânını sağlıyor.

Daha fütüristik yaklaşımlar da kapıda: Gözbebeği taraması, sesli imza, yüz ve damar haritalarıyla ödeme ileride sıradan hale gelecek.

Peki, paranın şu anda kullanılan farklı formları neler?

Lokal, marka bazlı ve sanal para birimleri çok yoğun olarak kullanılmasa da, örnekler artıyor.

Ekonomik kriz ve artan gelir dengesizliği yerel para birimlerinin önünü açıyor. Brezilya Capivari,

Kolorado COJack bunlara örnek.

Sanal paralara baktığımızda, Bitcoin’in nüfuzu artıyor. Kimileri şüpheyle baksa da, dünyada 250’den fazla Bitcoin ATM’si var. Bitcoin’i kabul eden markaların sayısı da hızla artıyor: Dish Network, Dell, United Way, Expedia, Overstock.com, The Sacramento Kings...

Viacom’un The Millennial Disruption Index raporuna göre yeni tüketicilerin %68’i, beş yıl içerisinde paraya erişim şeklimizin tamamen farklı olacağını, %70’i ödeme yöntemimizin bugünden tamamen farklı olacağını, %33’ü ise bir bankaya bile ihtiyacımız olmayacağını düşünüyor.

Değişimin, endüstri dışı oyunculardan geleceğini ve deprem etkisinde farklılık yaratacağını öngören yeni tüketicilerin %73’ü, kendi bankalarındansa Google, Amazon, Apple, PayPal veya Square gibi markaların çıkaracağı ödeme sistemlerini tercih edeceğini söylüyor.

Peki Türkiye’de durum ne, pazardaki oyuncular kimler?

Bankalararası Kart Merkezi’nin Express’i, 3pay, iPara, ininal, iyzico, Paybyme, PayPal, PayU gibi birçok oyuncu pazarda rekabet ediyor.

Bu oyuncuların, kategorinin asıl bariyeri olan güvenlik konusunu aşmaları şart. Bu yüzden kim güvenlik, hız ve pratiklik konularının üzerine yeni bir ürün özelliği ya da deneyim koyabilirse farklılaşacak. Bunun için savaşmaya değer, çünkü Türkiye’nin potansiyeli büyük: 2014 yılı verilerine göre toplam kredi kartı sayısı 57 milyonu, banka kartı sayısı 103 milyonu aşmış durumda. Sahip olunan kartlar ve internet alışverişinde kullanılan kartlar farkına bakıldığında e-ticarette gidilecek
daha çok yol var.

ÖDEME SİSTEMLERİNİN YENİ OYUNCULARI:

Operatörler:
Banka ve finansal servislerin geleneksel rollerini mobil operatörler kapıyor. İşlem maliyetini azaltması ve kolaylığıyla cazipleşen operatörler sayesinde mobil ödeme işlemlerinin 2015’te 7 trilyona çıkması bekleniyor.

Mesajlaşma Sistemleri:
Teknoloji ve mesajlaşma sistemleri de kendilerine bir arabulucu pozisyon edindiler: Google Wallet, Gmail ya da KakaoTalk ücretsiz konuşma ve mesajlaşma servisinin KakaoPay uygulaması ile ödeme sağlanabiliyor.

Perakendeciler:
Perakendeciler uzun zamandır ödeme sistemleri dünyasının içindeler. Ama son zamanlarda, kişisel hesaplarla mağaza içinde para transferinin yapılmasına ve transfer anında indirim kazanılmasına ağırlık veriyorlar. Walmart, kredi kartı ve banka kartıyla mağaza içinde para gönderme ve almaya olanak sağlarken tüketiciye hissettirdiği asıl cazibe noktası, bu işlemlerin kulüp kartları aracılığı ile de yapılabilmesi.

Yenilikçiler:
Ödeme sistemleri muazzam bir hızda gelişiyor. Bitcoin bankası Circle, kredi kartı tasarımında dijital cüzdan veya kart üreten Plastc, sanal para birimi üzerinden fakat gerçek para birimine anında çevrilir biçimde global para transferi sağlayan Ripple ağı kategorinin kaşif markalarından.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme